Aslında aerodinamik olarak teoride bir balarısının uçması imkansızdır.Ama onun bundan haberi yoktur.

Grafik & Tasarım            M.Tamer Demircioğlu              ©2005

BuiltWithNOF

Bu sayfayı temel olarak 3 bölümde ;            1) Mekanik          
                                                                      
2) Set-up (Ayarlar)             
                                                                      
3) Pilotaj
olarak inceleyebilirsiniz ancak öncelikle bu modelcilik dalı ile ilgili genel bir bilgi vermenin gerek yeni başlayanlar için gerekse ileri uçucuların şöyle bir geriye dönük değerlendirmesine faydalı olacağı kanaatindeyim.


Son yıllarda modelciliğin bu dalı hızlı bir gelişme içerisinde bunun tabiki bir kaç nedeni var.Bunlardan bazıları modellerin üretimini  yapan firmaların birçoğunun ucuz ve çeşitli modeller üretmesi, rekabet ortamının artması, global ticaretin gelişmesi ve bu konudaki uçucuların ve tecrübeli pilotların artışı şeklinde youmlanabilir ancak en önemli nokta şudur ki bu guruptaki modeller ile yapabileceklerinizin sınırı yoktur ve herşey hayal gücünüze, sabrınıza ve azminize bağlıdır.


R/C Helikopter pilotluğu için çevrenizde öncelikle duyacağınız ilk şeylerden biri çok pahalı bir dal olduğu ve oldukça zor ilerlendiği yönünde olacaktır.Bu kanaat çok yanlış olmamakla birlikte günümüz koşulları içerisinde çok da doğru değildir.Zira yukarıda da bahsettiğim gibi artık çok ucuz makinalar(Bundan sonra yer yer helikopter terimi yerine MAKİNA kullanılacaktır, aynı şekilde Radyo kontrol vericisi yerine CİHAZ kullanılabilir.) üretilmekte ve eskiden 700-800 USD ye alabileceğiniz bir makinayı 350-450 dolarlara alabilmektesiniz ve gerek tecrübeli pilotlar ile  gerekse simulatörler ile hover ve meydan turu süreleri haftalara inebilmekte hatta 2-3 günlük yoğun eğitimler ile bile bu uçuş şekli öğretilebilmektedir.Daha önemlisi sizin isteminiz ve sabır gücüdür.Burada unutulmaması gereken en önemli konu bu hobinin ve özellikle model helikopterciliğin bir oyuncak olmadığıdır.Siz havacılığa ait tüm kurallar ve sorumluluklar ile donatılmış bir şekilde kendinizin ve çevrenizin güvenliğinden de sorumlu durumdasınızdır.Bu kurallar model uçaklar için de geçerli olmasına karşın helikoptercilikte çok çok daha önemlidir.Uçuracağınız makinanın pallerinin ve dönen parçaların yer yer 200-400 Km sürate çıktığı düşünülecek olursa işin ciddiyeti ve sıkılması unutulmuş veya gevşek kalmış bir vidanın nelere mal olabileceğini tasavvur etmek hiç de zor olmaz.Bir uçak acil durum (emergency) konumuna geçtiğinde çoğunlukla pilot ve seyredenler için korunaklı bir pozisyone geçmek için zaman tanıyabilir ancak helikopterde hiç haberiniz bile olmayabilir.Tabii bunun nedenleri arasında helikopterinizin size ve yere daha yakın uçuş pozisyonlarında olabilmesi, daha fazla teknik , elektronik techizat ve donanım içermesi (dolayısı ile daha fazla poblem çıkma olasılığının bulunması ) ve pilotajının daha refleksive olmasından kaynaklanmaktadır.Şu unutulmamalıdır ki bir uçak ''UÇAR'' bir helikopter ise ''UÇURULUR'' İlk olarak unutmayacağınız nokta bu uçuş önlemleri ve güvenliğinin alınmadığı hallerin tamamı TEHLİKELİDİR ! hatta bazen bunların alınmasına rağmen TEHLİKELİDİR!!!


Şimdi model helikopter uçurmak nasıl bir şeydir bir göz atalım elinize genişce ve mümkünse içi dışbükey (yani dışa doğru kabarık) bir tabak alın ve içine bir bilya koyduktan sonra bu bilyayı tabağın merkezinde durur vaziyette tutmaya çalışın... işte helikopterin olmazsa olmazı olan ve işin A,B,C, si olan hover eylemini yapmak aynen böyle birşeydir.Zira helikopter hava içerisinde sürekli yüzmek isteyen ve verdiğiniz her komutta kendine ait karmaşık bir aerodinamik yaratarak bundan etkilenen bir makinadır.Dolayısı ile verdiğiniz bir komut bir diğer komutunuzu etkilemektedir.Kısacası düşünmeden refleksleriniz ile uçurmanız gereken bir uçucudur.Uçaklardan en önemli farklarından bir diğeri havada durabilmesi ve 3.cü eksende yani dikey hareket edebilmesidir ki ; bu da 3 boyutta (3D) uçabilen yegane uçan makina olmasını sağlar.Bunun verdiği keyf pilotajınız ilerledikçe alacağınız ve hiç bir uçakta bulamayacağınız bir zevktir.Diğer bir pilotaj zorluğu ise her farklı konumunda kuyruk size bakarken (Tail-in) , burun size bakarken (nose-in) , yan konumlarda ve ters dururken gene her yönü farklı olmak kaydı ile ters kumandalar vermek zorunluluğudur ki ; bu da 8 farklı refleks geliştirmenizi icab ettirir.Tabiki bütün bunlar zaman içerisinde yavaş yavaş geliştiği için gözünüzü korkutması gerekmez.Günümüz simulatörleri ile hızla bu stick reflekslerini kazanmanız mümkündür.


Helikopterciliği ayıran bir diğer farklılık ise 3 farklı kategoride bilgi sahibi olmanızın gerekliliğidir.Bunlar sırası ile mekanik , set-up ve pilotaj ögeleridir.Diğer modellerden farklı olarak bir helikopterde mekanikten anlamanız,vida sıkmaktan hoşlanmanız ve sabırlı olmanız gerekmektedir.Zira mekaniği tam ve yanlışsız monte edilmiş bir helikopterin daha sonra SET-UP dediğimiz R/C vericisi ile olan ayarlarının yapılması ve daha sonrada pilot eğitimini almanız gerekmektedir.Model Heli pilotajı kesinlikle bir hoca veya en azından modelini kırımsız olarak kaldırıp uçurabilen ve indirebilen sizden daha tecrübeli birinin yardımı aracılığı ile yapılmalıdır.Aksi takdirde kendinize veya cevrenize zarar vermeniz dahi söz konusu olabilir.Bu nedenden ötürü lütfen yerel modelcilik kulübünüze danışın veya bu hobiyi halen gerçekleştirmekte olan birinden destek alın.


Bir diğer konuda seçeceğiniz helikopterin çevrenizde kolayca yedek parçalarına ulaşabileceğiniz ve mümkünse deneyimli hocalarınız veya arkadaşlarınızın da bildiği bir makina olması hususudur ki - aylarca yedek parça beklemek çok can sıkıcı olabilir.Tabii ki ucuz bir model olması bir diğer tercih sebebidir.(Benim fikrimi soracak olursanız ben Raptor firmasına ait heli leri tavsiye edebilirim.Kendim JR ERGO serisine ait helikopterleri uçurmaktayım ancak bir kaç yıl öncesinde JR ın sağladığı avantajları bu gün Raptor kat kat fazlası ile sağlamakta ve bende çok fazlası ile JR yedek malzemeleri olması sebebi ile halen JR ile uçmaktayım.Ama Raptor çok ucuz ve uçuşu da oldukça güzel ve yedek parçaları da oldukça hesablı ve Türkiyede de tanınan bir model.Bunun yanı sıra eski modellerden Hirobo shuttle veya Kyosho nun başlangıç modelleride işinizi görebilir.Bir kaç yıl önce JR ERGO serisi çok revaçta idi yine de eğer ilginizi çekiyorsa JR deneyebilirsiniz,gerçekten kaliteli ve stabil makinalar üretmekte ve muadillerine göre de fiyatları çok uygun.)Gene de eğer bütçeniz kısıtlı ise ikinci el ve sağlam parçalardan oluşan bir makinayı da kullanabilirsiniz.Daha sonra uçuşunuz geliştikçe ve konuya ait hakimiyetiniz arttıkça kendinize en uygun makinayı bulacaksınızdır.


Bir başka konu ise hangi büyüklükte makinanın tercih edileceği konusudur.Bir kaç yıl öncesine göre 30 luk (30 cc) veya 32 lik makinalar başlangıç için öneriliyordu.Ancak günümüzde gerek teknolojinin ilerlemesi gerekse konsept değişiklikleri sebebi ile benim önerim 46'lık veya 50'lik makinalar ile başlamanızdır.Hem makinanız daha stabil uçar hem de başlangıç dönemini geçtikten sonra akrobasi çalışmalarınıza imkan tanır.Daha sonra daha büyük hacimli 60'lık , 90'lık makinalara terfi edebilirsiniz.Unutmayın büyük makinanın kırımı ve size maliyeti yüksek olacağı gibi harcadığı yakıt miktarıda her zaman daha fazladır.Ne kadar çok uçarsanız o kadar hızlı ilerlersiniz.Dolayısı ile az yakıt harcayan bir makina size daha uzun uçuş süreleri sağlar ve küçük makinanın yedek parçaları da daha ucuza gelir.50'likten şaşmayın...!!!
                            

[Home] [Ben Kimim?] [R/C Helikopterler] [Heli Mekanik] [Heli Elektronik] [Heli Pilotaj] [R/C Elektroniği] [Projelerim] [R/C Hava Fotoğrafcılığı] [Galeri] [linkler]